Çayla Nasıl Buluştuk ?

1
142
Çay; ilk olarak milattan önce 2737 yılında, Çin’de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmış. İlk içilebilir halde kullanılması ise milattan önce 10. yüzyıla denk geliyor.
Etimolojik olarak yani kelime kökenine bakarsak bugün kullandığımız çay kelimesi, bize Çin’in bir lehçesi olan Mandarin’den gelmiştir. Okunuş olarak “ça”, Latin harfleriyle yazılımı “cha” olan bu kelime, zamanla Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey ülkelerine kadar ilerlemiştir. Bu nedenle bu coğrafya içinde yer alan neredeyse tüm ülkeler çay kelimesini “çay” olarak okumaya devam eder.
Günümüze yavaş yavaş yaklaşıldığında, 18. yüzyılda çay eksperleri Çin’den çıkıp Portekiz’e gitmişler ve burada çay ekmeye başlamışlar. Çay endüstrisi böylece yavaşça kurulmuş. İngiltere’nin Portekiz’e gitmesi ve buradan çaya dair bilgilerin yanı sıra tohumları da almasıyla çay artık Avrupa’ya da aktarılmış.
Sultan II. Abdulhamid döneminde 1892’de yayınlanan “Coğrafyayı Sınai ve Ticari” adlı kitapta, dönemin Ticaret Nazırı Esbak–ı İsmail Paşa’nın aracılığı ile Çin’den getirilen çay fidanları ve tohumlarının Bursa’da ekildiği anlatılıyor ancak ekolojik koşulların uygun olmaması nedeniyle sonuç alınamadığı belirtiliyor.
Yapılan araştırmalara göre Türkler’in çayla tanışıklığı aslında çok daha öncelere Orta Asya’ya dayanıyormuş. Hatta 12. yüzyıl bile diyebiliriz. Bir Kazan Kırım Türk’ü ve dil islahatçısı olan Abdül’l-Kayyum Nasıri’nin kitabı Fevakihü’l-Cülesa’da ilk çay içen Türk’ün Hoca Ahmet Yesevi olduğu vurgulanmış.
Sabah kahvaltılarında kokusuyla uyandığımız, yemeklerde ise sofraya oturmadan önce çayın altının açıldığı bir memleketteyiz. Çaysız bir gelecek düşünemeyiz…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here